Kalbi yeniden şekillendirmek: Kalp anevrizması ameliyatları

Kalbi yeniden şekillendirmek: Kalp anevrizması ameliyatları

Tıpta, ‘Anevrizma’ olarak isimlendirilen hastalık, vücuttaki tüm atardamarlarda gelişebilen zayıf duvarlı balonlaşma olarak tarif edilebilecek bir oluşumdur.

Memorial Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Oğuz Yılmaz,
anevrizmayı tedavi etmek için uygulanan “kalbi yeniden şekillendirici ameliyatlar” hakkında bilgi verdi.

Halk arasında en yaygın olarak, anevrizmaların beyin damarlarında veya ana damar olan aort damarında olanları bilinmektedir. Ancak kalpte de benzer şekilde anevrizma oluşabilir.

Kalpte anevrizma nasıl oluşur?
Kalp anevrizmaları çok ciddi kalp krizlerinden 2 ile 6 hafta sonra ortaya çıkabilir. Eğer hastada kalbin büyük damarlarından biri tam olarak tıkanmış ve hastaya ilk 6-12 saat içerisinde herhangi bir tıbbi müdahale şansı olmamışsa bu damarın beslediği duvarın tamamı geri dönmez bir şekilde ölebilir. Tabi ki bu dönem içerisinde hastanın hayatını kaybetme riski de çok yüksektir. Hasta bu krizi atlatabildiyse bu ölü bölge, 2 ile 6 hafta gibi bir süreden sonra anevrizmaya dönüşebilir. Neyse ki son yıllarda kalp krizi geçiren hastaların daha hızlı bir şekilde hastanelere ulaştırılabilmesi ve buralarda erken yapılan müdahaleler ile anevrizma oluşumu da ciddi oranda azalmıştır.

Kalp anevrizması en çok kalbin neresinde görülür?
En çok kalbin ön tarafındaki sol ön inen damarının (LAD) tıkanması sonucunda kalbin tepe ve ön-yan kısmında görülür. Kalbin alt ve arka kısımlarında ise anevrizma oluşumu daha enderdir.

Kalp anevrizmasının belirtileri nelerdir?
Hastaların bir bölümü anevrizmaya bağlı hiçbir sıkıntı hissetmeyebilirler. Ancak birçok hasta kalpte ciddi anlamda kasılma kaybı oluşmasından ötürü kalp yetmezliğine bağlı sürekli yorgunluk, nefes darlığı ve çarpıntı hissedebilir. Birçok hastada diğer koroner damarlarında da hastalık olabileceğinden tekrarlayan göğüs ağrıları olabilir.

Kalpteki bu balonlaşmanın bazı ciddi olumsuz etkileri de olur, bunlar:

1-Genişleyen kısım kasılamadığından, hem kalbin genel pompalama gücüne destek olamaz, hem de bu ölü bölge diğer kasılan bölgelerin tersi yönde hareket ederek (paradoks hareket) kanın vücuda düzgün iletilmesini engeller.

2-Bu balonlaşan bölge içinde kan daha yavaş hareket ettiğinden, burada pıhtı oluşabilir ve bu pıhtılar beyine veya diğer organlara giderek (emboli), felç, vs gibi ciddi hayati tehlikeler oluşturabilirler.

3-Anevrizma oluşan doku hayati tehlike oluşturan ciddi kalp ritim bozukluklarının kaynağı olabilir.

4-Anevrizma dokusunu bir araba veya bisiklet lastiğindeki balonlaşma gibi düşünebilirsiniz. Böyle zayıf bir yapıya sürekli basınç uygulandığında duvar giderek zayıflar ve sonuçta bir gün aniden yırtılabilir. Böyle bir durumda hastanın hayatını kaybetmesi hemen hemen kaçınılmazdır.

Anevrizmanın tedavisi nasıl olmalıdır?
Tedavinin şekline karar verirken hastanın şikayetleri, anevrizmanın boyutu ve krizden sonra geçen süre önemlidir. Hastanın büyük bir anevrizması varsa, göğüs ağrıları oluyor, kalp yetmezliği bulguları gözleniyor veya buradan kaynaklanan embolik hadiseler (pıhtı atması) yaşıyorsa cerrahi gereksinimi vardır. Diğer yandan hastanın belirgin şikayetleri yok, küçük boyutlu bir anevrizması var, içinde pıhtı yok ve bir yıldan fazla bir süredir büyüme göstermiyorsa ilaç tedavisi ile takibi yapılabilir.

Cerrahi tedavi nasıl yapılmaktadır?
Hastanın ameliyat öncesi ve sonrası dönemleri de her aşamada çok önemlidir. Çok iyi bir hazırlık dönemini takiben, tecrübeli bir ekip tarafından yapılan, en uygun tekniklerin tam olarak kullanıldığı ve sonrasında çok iyi bir yoğun bakım desteği hazır olan bir ameliyatın başarı oranı çok yüksektir. Ameliyatta yapılan işlem kısaca şekli tamamen bozulmuş olan kalbin yeniden şekillendirilmesidir. Anevrizmanın boyutuna göre işlemin boyutu da değişmektedir. Çok büyük bir anevrizma değilse ölü dokular çıkarılarak sağlam duvarlar bir araya gelecek şekilde birbirine dikilebilir. Buna ‘primer onarım’ denilmektedir. Daha büyük anevrizmalarda ise, daha sıklıkla uygulanan ‘Dor onarımı’ olarak bilinen plasti tekniği kullanılmaktadır. Bu teknikte de anevrizmanın içi açılmakta, sağlam duvarlar birbirine yaklaştırılmakta ve özel bir yama ile kalbe yeni bir duvar oluşturulmaktadır. Bu tekniğin avantajı kalbin normal geometrisine daha uyumlu bir şekil oluşturulmasının sağlanmasıdır.

Bu işleme ilave olarak yapılan bir şey var mı?
Bu ameliyatın çok önemli birkaç tamamlayıcısı bulunmaktadır. Anevrizma dokusu içinde kalp içinde pıhtı oluşma ihtimali çok yüksektir. Bu yüzden kalbin içerisinde pıhtı varsa tam olarak temizlenmesi de çok önemlidir. Bu hastalarda sıklıkla diğer kalp damarlarında da darlıklar olabildiği için bu damarlara da mutlaka bypasslar yapılmalıdır. Kalbin genel büyümesine bağlı olarak kalp içinde mitral kapakta da eşlik eden kaçak olabilir. Bu kapağın en iyi şekilde onarımı yine ameliyatın başarısı için çok önemlidir. Bu hastalarda her şeyi bir bütün olarak görebilmek ve tamamını düzeltebilmek çok önemlidir.

Kalbi yeniden şekillendiren ameliyatların riski nedir?
Kalp anevrizma ameliyatları tabi ki normal bypass ameliyatlarına göre daha risklidir. Ancak günümüzde gerek cerrahi tekniklerin gelişmesi, gerek yoğun bakım ve ameliyathane şartlarının iyileşmiş olması ile bu tip ameliyatların yüksek başarı oranları ile uygulanabildiğini göstermektedir. Burada hastanın operasyona en iyi şekilde hazırlanması, cerrahi ekibin tecrübesi ve en iyi hastane şartları kritik öneme sahiptir.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !